Rize-Ardeşen belediye başkanı aday adayları belli olmaya başladı…

Rize’nin nüfus olarak en büyük ilçesi olan Ardeşen’de, Ak Parti’nin belediye başkanlığı aday adayları belli olmaya başladı. Bir aday da sağlık sektöründe yıllardır doktor olarak başarı sağlamış, son 12 yıldır Kendini Ardeşen’e adamış olan Dr.Harun YENİLMEZ’de Ak Parti’nin aday adayları içinde. Memuriyet hayatına siyaset ile noktalamayı düşünen Yenilmez; Ardeşen Belediye Başkanlığına neden aday olduğunu şöyle anlattı;

30 Eylül 2013 Pazartesi 21:30
Rize-Ardeşen belediye başkanı aday adayları belli olmaya başladı…
“Bölgemizde aile hekimliği yapmaktayım. Halktan Biriyim ve halk ile iç içeyim. İnsanların nasıl bir başkan istediği ve nasıl belediyecilik hizmetini istediği anlamında ne aradıklarını çok iyi biliyor ve gözlemliyorum. Ardeşen’lilerinde bana güvendiğine şüphem olmadığı için, halktan biri olduğum için ve halkın bana verdiği cesaretle belediye başkan adaylımı açıklamış bulundum” diye ekledi kendisi ile yaptığımız röportajda, sorduğumuz sorulara ilginç ve çarpıcı cevaplar verdi;

-
Sayın Hocam Kimdir? Bize kısaca kendinizi Dr. Harun YENİLMEZ'den bahsedermisiniz.


- Her kes başarılarından bahseder. Ben biraz başarısızlıklarımdan buna zemin oluşturan durumlardan bahsedeyim. Ardeşenin Aşağıdurak (zğemi sufla) köyünde doğdum. 7 yaşına kadar Türkçe bildiğim kelime sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. İlkokula başladığımda (eski Alpaslan ilköğretim okulunun olduğu yerde) hem Türkçe öğrendim hem okuma yazmayı. İlkokul 5. Sınıfta o zamanlar Anadolu liseleri ve parasız yatılı okullar sınavları var. Öğretmen birkaç kişiyi imtihana yazmış. Bunlardan biri de ben. İmtihana girdim ama çoğu kelimelerden bir şey anlamadım. Ben de dahil kimse sınavı kazanamadı.


Sonra 1976 yılında Ardeşen imam hatip lisesinin orta kısmı bir apartman dairesi kiralanarak açıldı. Orta ve lise öğrenimimi imam hatip lisesinde tamamladım. İlk üniversite sınavına girdiğimde Marmara üniversitesi gazetecilik ve halkla ilişkiler bölümünü kazandım kaydımı yaptırdım fakat devem etmedim. Ertesi yıl girmiş olduğum üniversite sınavında KTÜ üniversitesini kazandım.Tıp doktoru olarak mezun oldum. İlk görev yerim İstanbul 8 yıl çalıştım. 8 yıl büyük şehir yaşamı benim için yeterli oldu. 2001 yılında doğdum büyüdüğüm ve sevdiğim Ardeşen'e geri döndüm. İnsanları ile iklimi ve toprağı ile sevdiğim Ardeşen'de görev yapmaktan ve yaşamaktan mutluyum.

- Sayın Hocam bir gününüz nasıl geçer? Bize bir gününüzü anlatabilir misiniz?

Doktorlar çalışma saatleri boyunca sadece çalışırlar bir dostuna dahi, çay ikram edecek vakitleri yoktur. Eve geldiğinde de mutlaka bir şeyler okumalıdır. Hekimlik hastalarına ve sağlığa adanmış bir hayattır.

- Sizi en iyi ifade eden beş kelime söylemenizi istesek bu kelimeler ne olurdu?

Kendimi tanımlamak ahlaken doğru bulmam. Önemli olan başkalarının size nasıl gördüğüdür. Takdiri beni tanıyanlara bırakıyorum.

- Bildiğimiz kadarıyla iki erkek bir kız çocuğu sahibisiniz? Eşinize ve çocuklarınıza yeterince zaman ayırabiliyor musunuz? Onların bu konuda şikâyet ve serzenişleri var mı? Bu arada hiç mutfağa girdiğiniz, eşinize yardımcı olduğunuz oluyor mu?

Mutlaka ayırmaya çalışıyorum çünkü onlar Allahın bize vermiş olduğu en değerli varlıklar.

- Rize çay kenti olarak bilinir. Hiç çay topladığınız oldu mu? Veya toplayıp sattığınız oldu mu? Mevcutta çay bahçeleriniz var mı?

Tabi ki çay topladım. Hatta bir hikaye anlatayım.

1977 yılında 2. Çay dediğimiz temmuz ağustos çayı döneminde yağmur yağmış seslikaya köprüsünden yukarı birkaç yerde yol kopmuş, 1 ay boyunca o yollar kapalı kalmış, biz de Aşağıdurak'ta annemle ağabeyimle topladığımız çayları ta Aşağıdurak köyünden yani Zğem’den bir grupla beraber sırtımızda sepetle annem ben ve ağabeyimle pirinçlikteki en eski çay alım yerine kadar toplam 58 kg çayı getirdik, getirdikte ne oldu onu bile zar zor satabildik. Yok uzunmuş yok çay eskiymiş, yok şöyleymiş, yok böyleymiş ve ne acıdır ki! bunu fırsat bilen o zamanın iktidarı bunun üzerinden oy pazarlığı bile yapmış, iş makinesi vereceğiz yolunuzu açacağız ama bizim partiye oy verirseniz diye... o yolu bir ay sonra açtılar. Hakkımız olan şeyleri bile eski iktidarlar bir lutuf imiş gibi bize verdiler.


Oysa ki İlk Elektrik ve aydınlanma 1880 başladı. 1900 yılında bütün Avrupa ve Amerika birleşik devletlerinde elektrik şebekeleri kurulmuş ve aydınlanma elektrikle yapılıyordu. İlk araba motoru 1878 yılıda yapıldı 1940lı yıllara gelindiğinde bütün Avrupa ve Amerika'da otoyollar yapılmıştı ama bundan yüzyıl sonra 1977 yılında Ardeşen'in köylerinde ne elektrik nede doğru dürüst yol vardı. Elektriğin keşfinden 100 yıl sonra Ardeşen'in köylerine elektrik getirdiklerinde bile size elekrik getirdik diye bize caka satmışlardır. Bu gün aynı zihniyetin devamı olanlar ya silinmiş yada muhalefette kalmışlardır. Bunlar millete hizmet için değil, millete bey olmak efendi olmak için eski günlerine dönmek isterler. Onun için sızden oy isterler aman dikkat! bu günlere kolay gelmedik.


Son 11 senede Başkanımız ve Ak Parti ekibi sayesinde yapılan sosyal ekonomik devrimler sayesinde geçmişte yaşanan o ızdırap ve sıkıtı dolu yıllar çok çabuk unutuldu. Münferit yada yerelde yaşanan ufak tefek eksiklikler partiye mal edilemez.

- Hemen hemen her kesimle, her zihniyetle çok iyi geçinen, her kesime eşit mesafede durmaya çalışan sabırlı ve tahammüllü bir doktorsunuz. Bunu nasıl sağlıyorsunuz? Bunun güçlüklerinden bahseder misiniz?

Çok basit. Kendimi hasta yerine, hastalarımın yerine koyarım. Doktorluğu bir meslek olarak görür, bütün meslek sahiplerine saygı duyarım. Önemli olan iş üreten, emek harcayan insan olsun. Hepsine saygımız vardır. Bu da tabii ki uyumu getirir.

- Bütün hayatınız boyunca dönüp geriye baktığınızda “keşke” dediğiniz şeyler oluyor mu? Ardeşen’in iyi yönetilmediği eleştirilerine katılıyor musunuz?

Bundan daha iyi araba, bundan daha iyi televizyon olmaz dediğiniz odlu mu hiç. Olmaz çünkü şu anada en iyisi bu deriz. Belediye bence iyi yönetiliyor ama bir şeye dikkatinizi çekmek isterim. Doğu karadenize gelen en büyük devlet ve özel yatırımlar eskiden beri Trabzon tarafından bürokratları ve lobileri vasıtasıyla alınır. Kalanların bir kısmı Rize merkez tarafından alınır. Biz ilçede oturanlar bu durumu kanıksamış bu yatırımların il merkezlerin hakkı olduğunu zannettiğimizden bu duruma itiraz yada isyan etmeyiz. 10 iş için biz il merkezine gidiyorsak onlarda bir iş için lütfen ilçeye gelsinler. biz hep il merkezlerinin ayağına niye gidiyoruz? Rize merkezde olup da Ardeşen’i tanımayan bir sürü insan vardır.

Onlar il merkezi diye imtiyazlı mı? Bir bakın yurt dışında çalışan işçilere il merkezlerinden bir tane işçi görecek misiniz?

- Peki futbol takımı tutuyor musunuz? Tutuyorsanız hangi kulübün renklerine sevdalısınız? Niçin?

İlkokul 5. Sınıfa kadar Fenerbahçe yi tuttum, ondan sonra takım tutmadım İstanbul takımları beni pek ilgilendirmiyor.

- Sosyal medya kullanıyor musunuz? Sosyal medyayı aktif olarak kullanmanızın size ne gibi faydaları oluyor? Sosyal medyanın iletişimdeki önemi ve sakıncaları konusunda neler söylemek istersiniz?

Sosyal medyayı kullanmaya pek vaktım olmuyor. Daha çok günlük gazeteri takip ediyorum.

- Çok zor bir göreve talip oldunuz? Sizce Ardeşen’i yönetmenin zorlukları nelerdir?

Türkiyede tüm ilçeler il merkezlerinin baskısı altındalar. İlçeler ancak il merkezlerinin müsaade ettiği kadar gelişebiliyorlar. En büyük kavgam il merkezlerinin müsaadesinden ziyade hakkımız olan için il merkezi ile kavgam olacaktır. En zor işimiz il merkezin baskısını kırmak olacaktır.

- Size göre Ardeşen’in ilk planda çözülmesi gereken en önemli sorunları nelerdir? Bunları çözmek için geleceğe dönük ne gibi planlarınız var?

En çözülmesi gereken sorun il merkezlerinin ilçeler üzerindeki ekonomik ve sosyal baskısını azaltmaktır. Gelir ve yatırım paylaşımın nüfus oranına göre eşit olarak dağıtılmasıdır.

- Ardeşen’in en büyük sıkıntılarından biri de adeta bir keşmekeş hâlini alan yarım kalan inşaatlar ve sıvasız binalar sorunudur. Şayet başkan olursanız Ardeşen’in görüntü kirliliğini çözmek için geleceğe dönük projelerinizden söz edebilir misiniz?

- Biliyorsunuz hükümetimiz kentsel dönüşüm için yasalar çıkardı. Bunu ardeşende en kısa zamanda uygulamaya geçirmek olacaktır. Üzerimizde eski yamalı bir elbise var. Bu kumaştan tekrar güzel bir elbise çıkmayacağına göre yeni kentsel planla herkesin kazanacağı ve onayının alınabileceği bir kentsel dönüşüm süreci başlatacağım.

- Nasıl bir Ardeşen özlüyorsunuz? Bize özlemini duyduğunuz Ardeşen’den bahseder misiniz?

Göç vermeyen ama göç alan bir Ardeşen. Bu da ancak güzel bir şehir yapısıyla mümkün.

- Ardeşen’den, Ardeşen halkından şehirle ilgili istek ve beklentileriniz nelerdir? Ardeşen’lilere neler söylemek istersiniz?

Tüm ilçeyi köyleri ve mahalleleri ile birlikte bir tren olarak düşünün. Bütün trenin hızını ve gücünü sağlayan trenin lokomotifidir. Ardeşenin lokomotifi de şehir merkezidir fakat şehrin merkezi eskimiş arızalıdır. Bu lokomotifle bu katar çekilmez. Şehrin merkezine yoğunlaşacak, bu arızalı lokomotifi tekrar harekete geçireceğiz. Esnaf ve sanatkarlara bakın küçük küçük dükkalarda iş yapmaya çalışıyorlar. Bu şekilde büyümek mümkün değil. Sadece sermaye israfı olmaktadır. Ardeşen'i bizden daha doğuda olan ailçelerin ticaret ve zanaat merkezi yapacağım.

- Yoğun iş ve mesainiz arasında bize kıymetli zamanlarınızı ayırdığınız için size şahsımız ve okuyucularımız adına çok teşekkür ediyoruz ve bu uzun şeçim maratonunda size başarılar diliyoruz.

Ben teşekkür ederim, Allah'tan size yar ve yardımcı olmasını diyorum.


Haber ve Röportaj / Ahmet BALCI

    Yorumlar

banner32
 
banner23
Hava Durumu
Arşiv